4/17/2005

Harald Szeemann vefat etti

Harald'ın ölümü hepimizi çok sarstı.

Harald Szeemann geçtiğimiz cuma günü öldü. Bağimsız küratörlerin piri “Sergi yaparken sanatçılara duyduğum inançla belli bir parametre içinde, belli bir önsezi ile bir dünya kuruyorum. Bundan dolayı işin çoğu bu olsa da sadece sergi yapıcısı değilim, bir müellifim. Önceden belirli bir durum içinde, bir müellif belli ortaklıkları ve benzeşmekleri özenle duyurmak ister. Biz kanun yapıcı ya da otorite değiliz…” Yukarıdaki satırlarla yaklaşımını özetleyen , bağımsız küratörlerin piri Harald Szeemann 72 yaşında geçtiğimiz hafta İsviçre’de yaşadığı kasabasında solunum yetmezliğinden vefat etti. Son yaşadıği güne kadar günde iki paket sigara içip akşam saatlerine kadar ağzına kahveden bir şey koymayan Szeemann, 2002’deki son İstanbul ziyaretinde, kimsenin sokağa çıkamadığı feci bir kar fırtınası sırasında Semiha Berksoy’u ziyaret etmek için iki kilometre yol kat etmişti. 90’lık Berksoy için, “aşkıma gidiyorum, umarım hanımım kıskanmaz” diyordu.

Szeemann, 1969'da düzenlediği 'Tutumlar Biçim Alınca' sergisinden itibaren kuşaklar boyunca küratörlere örnek teşkil etti . 'Tutumlar Biçim Alınca' sergisi Atlantik’in iki yakasından kavramsal sanatçıları ilk kez bir araya getiren ve tarifleri oluşturan bir sergiydi. Szeemann 1972 yılında efsanevi 5. Documenta'nın küratörlüğünü yaparak büyük sergilerde ilk tematik çerçeve kuran küratör oldu. Documenta 5 yüksek ve alçak kültürler arasındaki algılanım ayrımını kaldırdı. Sergide daha önceki Documenta’larda muntazam asılmış resimlerin yerini performanslar ve deneysel filmler almıştı. 1980 yılında Venedik Bienali'ni oluşturan ulus pavyonları modelini genç sanatçıların işlerinin sergilendiği Aperto (açık) bölümünü oluşturarak bir diğer devrim yaratan Szeemann, Kutluğ Ataman’ın da katıldığı 1999 ve 2001 yıllarındaki Venedik Bienalleri'nin şef küratörüydü. 'Tutumlar Biçim Alınca' sergisinden sonra Kunsthalle Bern’den istifa ettikten sonra hiç bir kurumsal pozisyon kabul etmeyen Szeemann 1980'lerde hastaneler, ahırlar gibi beklenmedik mekanlarda sergiler açtı ve sanatçıları mekanlara özel yapıtlar üretmeye teşvik eden ilk küratör oldu. Documenta'dan sonra zor bir dönem sürecinde fon ve mekana sahip olmayan Szeemann hayali bir müze kurmaya karar verdi: 'Tutkular Müzesi.' Kavramsal bir araştırmanın sonucu ortaya çıkan bu proje, aykırı bağlantılarla oynayarak büyük ve evrensel temalara kayıtsız kalan bir yaklaşımı deldi ve birbiryle ilişkili sergilerle evrensel temaları özgün biçimlerde ele aldı. Bu hayali müzedeki sergilerin kavramlarını uygulamak için uluslarası bir boyutu olan Ruhsal Misafir İşler Acentasını (Agency of Spiritual Guestworks) kurdu. Szeemann, son yıllarda Bal ve Kan: Gelecek Balkanlar ‘da (2003) ve 1. Sevilya Bienali sergilerinde (2004), Türkiye’den Nevin Aladag, Halil Altindere, Hüseyin Alptekin, Cem Aydoğan, Başir Borlakov, Ali Demirel, Ayse Erkmen, Esra Ersen, Gülsün Karamustafa, Sener Özmen, Erkan Özgen ve Nasan Tur’la çalışmıştı.