11/06/2005

Sanatçıların Sırtından. FIAC Sanat Fuarı. Paris (2 yılda 1)

Geçtiğimiz hafta Paris'te FIAC sanat galerileri fuarındaydım. Slovenya'dan Natasa Petresin ve Rene Block'la "Balkanları Keşfi" adı altında bir panele katıldım. Son yıllarda fuarlar, Madrid'deki ARCO fuarını örnek alarak satışın yanına entellektüel faaliyetler de ekleyerek prestijlerini yükseltmeye çalışıyorlar. Fuarlar oldum olası ilgimi çekmemiştir, sanat sektörünün kar amacı gütmeyen tarafından geldiğimden, ya da işin salt ticari tarafından daha yüce ya da ahlaklı olma iddiasından değil, fuarlara gidebilecek olan işlerin boyut ve anlayışlarının kısıtlı olmaları, sunum koşullarının getirdiği aynılaştırıcı etki, pazar hali rahatsız etmiştir. Kötü, inandırıcı olmayan ya da biteviye bir sergi gördüğümüzde fuara benzemiş dememiz de bundan dolayı çoğu kez. Fuarlar da bir gerçek daha ortaya çıkıyor, sanatın ticari yönü kar amacı gütmeyen yanından çok daha ırkçı, ayrımcı ve düpedüz sıkıcı.

Maalesef, son yıllarda fuarlar apayrı bir önem kazandı ve galericilik kurumunu müzayedelerle birlikte toptan değişime zorluyor. Galeriler asıl satışlarını, üzerine özendikleri sanatçıların sergilerinden, depolarından ya da ikinci pazar üzerinden değil fuarlardan yapmak zorunda kalıyor ve fuardan fuara koşturuyorlar. Bunun ana nedenlerinden biri de klasik izleyici/alıcı profilinin toptan değişime uğraması. Ciddi bir kolleksiyoncu, özellikle çok da büyük bütçesi olmayan koleksiyoncular, esere ve sanatçıya ikna olana kadar, koleksiyonunu ne yöne götüreceğine bakarak, inanana kadar uzun uzun zaman geçiriyorlarken günümüzün alıcısı galeriye bile uğramadan, portfolyalardan, telefonda bile alım yaparken, daha da kötüsü "event-driven buying" ( ) diyebileceğimiz bir biçimde birbirleriyle atışırcasına, sansasyonel alıma yöneldi. Zaten son 25 yılda koleksiyon bir stok değeri kazandı, koleksiyonlar gitgide birine benziyor ve sanatçılara da birer "stok" gibi yaklaşılıyor. Büyük uluslararası bankaların "sanat bankacılığı" adı altında dalları var. Fuarlar, VIP klüpleri, araba ve şampanya sponsorlarıyla, gittikçe daha fazla ve "high-end" sponsorlardan destek almaktalar. Sanat eserlerinin değerleri ekonomik krizlerden, diğer değişkenlere göre çok daha az etkileniyorlar, yani sanat eseri artık eser değil, piyasa hareketlerine göre alınıp satılan mallar. Charles Saatchi burada başı çeken tacir “hami”lerin en tipik örneği. Sanat ekonomisi günümüzün en büyük, bir o kadar da en az kontrol edilen ekonomilerinden biri. Rusya'daki hareketlilik izleme değer bir durum.

Bu yeni ortamda müzeler pazarın hızının çok da gerisinde kaldıkları için kimi zaman biraraya gelerek ortak eser almaya çalışıyorlar kimi zaman yeni bir eser almak için New York’taki Museum of Modern Art örneğinde olduğu gibi koleksiyonlarından çok değerleri eserleri satmak zorunda kalıyorlar, ve sıklıkla da koleksiyonlardan “bağış” adı altında yasalardaki vergi indirimlerindeki boşlukları kullanarak, bağış karşılığında vermeleri gerekenden çok daha fazlasını koleksiyonculara sunuyorlar. Bu denklemlerde en büyük kaybeden de sanatçılar. Belki stok değerleri yükseliyor ama, eskiden sattıkları ya da hediye ettikleri bir eser el değiştiğinde hava alıyorlar. Örneğin, bir sanatçının bin dolara sattığı bir eser piyasaya beş yıl sonar beşyüzbin dolara yeniden alıcı bulduğunda sanatçı bundan beş kuruş alamıyor. Telif hakkının hiç işlemediği ortam sana ortamı. Bu konuda uluslararası anlamda bağlayıcı yasalar olmadıkça da, piyasa, satışını sanatçıya kuruş vermemeyi öngören ülkelerden yapmaya devam edecek ve pazar yer değiştirecek. Sözün kısası, sanat eserini satın almak, artık eseri korumak, geleceğe aktarmak ve paylaşmak anlamını yitirirken, basit bir mala dönüşüyor, Sadece bir metaya.
- - -
FORUM TALKS
FIAC 2005, October 6th-10th,
Paris expo, Porte de Versailles, Hall 5.1
http://www.fiacparis.com

AT FIAC 2005, 6-10 OCTOBER 2005, HALL 5.1, PARIS

The FORUM brings together artists, experts, exhibition curators, collectors and critics for discussions and lectures on the major changes witnessed by contemporary art and the market. This year's events will explore three emerging art scenes (the Balkans, India and Brazil); the links between art, film and architecture; and developments in private art collecting. International collectors have been invited to FIAC to participate in the discussion on the latter theme.

6:00-7:30 pm: Exporting the Balkans
Discussion moderated by Anton Vidokle, artist and freelance curator, founder of the Web site E-Flux; with: René Block, director of the Kunsthalle Fridericianum in Cassel, curator of the 2003 exhibition „In the gorge of Balkans‰; Vasif Kortun, director of the Garanti Platform Contemporary Art Centre (Istanbul) and curator of the Istanbul Biennial; and Natasa Petresin, art critic and independent exhibition curator in Ljubljana.
Organized and produced by Fiac.
- - -