6/20/2007

Halil Altındere DOCUMENTA XII'de

Radikal'de Halil Altındere Söyleşisi


Uluslararası sanat uzmanları tarafından dünyanın en önemli sanat etkinliği kabul edilen Documenta’ya Türkiye’den sanatçı Halil Altındere davet edildi. Altındere projeye “Dengbejler” isimli video çalışmasıyla katılıyor.
Temelleri sanatçı & eğitmen Arnold Bode tarafından1955 yılında atılan ve 5 yılda bir düzenlenen Documenta’ nın bu yılki küratörü Roger Brügel ve yardımcısı Ruth Noack. Almanya’nın Kassel kentinde, 100 gün sürecek olan etkinlik için bu yıl, ana mekan olan Fridericianum’un yanısıra, “Crystal Palace” da kullanılacak. 1851 yılında Londra’da inşa edilen binanın birebir kopyası olan “Crystal Palace”, 3 milyon Euroluk bir harcamayla, Documenta 12 için 100 gün sonra feshedilmek üzere inşa ediliyor. Dünyanın birçok ülkesinden, isimleri hala sır gibi saklanan sanatçıların davet edildiği bu önemli etkinlik için, küratörler bu yıl, 3 soru-leitmotif belirlediler: 1-“Modernite bizim antikitemiz mi?” sorusu çerçevesinde, “modernite, farklı moderniteler, modernitenin içerisi-dışarısında varolmak”, 2- “Çıplak hayat nedir?” Agamben’in bu sorusuyla “varoluşun kırılganlığı ve açıklığı”nın sorunsallaştırılması, 3- “ Ne yapılmalı?” Lenin’den alınan bu soruyla, “sanatçıların ve izleyicilerin eğitimi” meselesi...
Altındere’nin Agamben’in sorusu etrafında düşünülebilecek olan ilk projesi, “15 dakika özgürlük” , Almanya’nın katı bürokratik engellerini aşamadığından gerçekleşemedi. Proje, ömrünün büyük kısmını, gözetlenerek Kassel hapishanesinde geçirmesi öngörülen mahkumlardan arzu edenleri, 15 dakikalığına ayakları yere değmeden, helikopterle Kassel kenti-Documenta mekanları üzerinde gezdirmeyi amaçlıyordu. Mahkumların, mimariyi tersine çevirerek, şehri yukarıdan, neredeyse ilahi bir bakışla izlemesini öngören proje, panoptik mimariye göre inşa edilen Kassel Hapishanesi’ndeki gözetlenme, teşhir edilme ve gözetleme eylemleri ve hapsolunan ile gardiyanlık yapanın bir süreliğine ve sanat yardımıyla tersine çevrilmesini içeriyordu.

İlk projenin bürokratik engellere takılması sonucu Altındere’nin ürettiği ikinci proje, sanatçının yüzyıllardır süregelen ancak ölmeye yüz tutmuş; aşka, isyana, haksızlığa, farklı dönemlerin yazıya aktarılmamış toplumsal ve siyasi hayatına dair kelamlarını, çıplak sesle, müzikal bir biçimde sunan “Dengbejler”e ilişkin. Klasik bir dağ evi içinde, kelamlarını dile getirlerken görüntülenen denbej meclisi, kameranın evin dışına çıkmasıyla başka bir boyuta taşınır. Kamera uzaklaşırken evin sanıldığı gibi doğanın bir köşesinde değil, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden Diyarbakır’ın merkezindeki büyük ve görkemli, aynalı camlarla bezeli modern bir plazanın tepesinde konuşlanmış olduğu ortaya çıkar. Bu karşıtlık modern ile arkaik olanın, modern ile modern sonrasının, geleneksel ile güncel olanın üstüste katmanlanabileceğini, aynı anda süregelebileceğini örnekler. Bu anlamda, proje, leitmotiflerin ilkiyle bir kesişme yaratır.

Documenta 12, bu yıl geliştirdiği yeni bir programa da ev sahipliği yapıyor. Dünya üzerinden, aralarında Türkiye’den art-ist, Siyahi ve Birikim dergisinin yer aldığı, farklı perspektifler ve formatlarla kültür ve sanata odaklanan 90 dergi, Documenta 12 boyunca açık kalacak bir sergide yer alacak. Ayrıca, 1 yıl önce, Documenta’nın davetiyle, serginin leitmotifleri “Modernite, Hayat ve Eğitim”i tartışmak üzere biraraya gelen editör-yazar-yayımcıların üretimleri, dergilerin dergisinde (Documenta12 Magazine) basıldı.
Documenta 12, 16 Haziran-23 Eylül 2007 tarihleri arasında ziyerete açık olacak.

1
971 yılında Mardin’de doğan Altındere, İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok sergiye katılan sanatçı, ayrıca, 2002 yılından beri küratörlük faaliyetlerini sürdürmektedir. 9. İstanbul Bienali Misafirperverlik Alanı içinde yer alan “Free Kick” sergisinin küratörü olan Altındere, 2003 yılında, Tirana Bienali co-küratörlüğünü ve Proje 4L’de gerçekleşen “Seni Öldüreceğim için Çok Üzgünüm” ile 2002 yılında “Kötüyüm ve Gurur Duyuyorum” sergilerinin küratörlüklerini üstlendi. Sanatçının katıldığı önemli sergilerden birkaçı; 2006 yılı sonunda Rene Block’un küratörlüğünü üstendiği “Sanat, Hayat ve Kafakarışıklığı”, Charles Eshe&Vasıf Kortun’un küratörlüğündeki 9. İstanbul Bienali (2005), Harald Szeeman’ın küratörü olduğu, “Bal ve Kan” (2003). Ayrıca Altındere, Manifesta 4 (2002), Gwanju Bienali (2002), Cetinje Bienali (2002) ve Sao Paolo Bienalleri’ne(1998) katılmıştır.