1/02/2008

Kişilik Hakları ve Özgürlüker

Ali Akay


1985 yılından, Paris’den beri tanışmış olduğum, 1990’lı yıllarda bir çok sergide, kolokyumda birlikte olduğumuz arkadaşımız Hüseyin Bahri Alptekin’in ölümü üzerine google’da çıkan haberleri okuyup, bazı fotoğrafları gördüğümde, ister istemez çok tehlikeli bir aletle oynadığımızı düşünmeden edemiyorum. Bu net ortamı öyle bir uzam ki, tam dabu nedenle özgürlüklerimizi ve kişisel haklarımızı korumaktan mahkum ediyor bizleri. Hatta, bu durumda, kişi öldükten sonra bile çok daha vahim bir durum arz ediyor, tehlikeler taşıyor. ‘’Kişilik hakları ve özgürlükler’’ olarak nitelendirilebilecek olan ve rahatça doğru veya yanlış bir biçimde yayılımda olan ölümünün nedenleri üzerine haberler bu hakların hiçe sayıldığının bir göstergesi olarak duruyor karşımızda. Neden bir insanın hayatı ile olan haberler, özellikle de sanat dünyasının içinde olan haberler bu şekilde yayımlanmaktadır ? Bu kadar saydam, bu kadar gerçek peşinde, bu kadar ‘’doğru veya yanlış’’ olarak kulaktan kulağa yayılan haberler bu derece serbestlikle ve pervasızlıkla neden yayımlanmaktadır ? Bu sorulacak bir soru olarak duruyor. Etik olarak sorulacak ve bazı sorumluluklar almamızı gerektiren, bizi düşündürecek olan bu üzücü olayın, bir arkadaşımızın ölümünün bu kadar pornografikleştirilmesinin anlamı nedir ? Gerçeği gerçek olsun diye değil de, bir laf söylemek, bir imaj göstermek veya bir enformasyon taşımak üzere merak etmek ne demektir ? Gerçek bilgisine veya merakına neden ihtiyaç duyulmaktadır ? Bunu Pop kültürün ve paparazzi dünyasının her alanı kapsamasına bağlayarak, o kadar bayağılaştırmak istemiyorum. Biliyorum ki bu Pop dünyasının bu kadar ahlaksızca saydam oluşuna sanat dünyasının sanatçıları eleştirel olarak bakmaktalar. Bu kadar ‘’değersizleşen’’ haberler veya hiç ‘’değeri olmayan’’ bir enformasyondan kapitalize edilecek bir değer, bir’’ değişim değeri’’ veya hatta bir dezenformasyon yaratmaya çalışan zihniyet ne demektir ve aslında ne işe yaramaktadır ? Nedendir ki, bu kadar gerçek istenciyle ilgilenilmektedir? ‘’Gerçek istenci’’ diye adlandırıabiliridi, bir başkası da. Veya ‘’İstencin istenci’’ diye de adlandırılabilirdi.

Ancak bunun ötesinde duran kişilik haklarına saygı duymayan, özgürlükleri ‘’negatifleştiren’’, ters çeviren, özgürlüksüzleştiren hayattaki serbestiyete veya mahremiyete önem vermeyen bir zihniyete neden saplanılır ki ? Bir kişinin yaşamı kendisine aittir ve de bu kişiselliğin serbestliği, kişinin hayatı üzerine enformasyon ve hatta dezenformasyon yaymak özgürlüğünden geçmemeketdir. Bu bir özgürlük değil, bir saldırı, bir agresyon haline dönüşmektedir.

Bir zamanlar bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, enformatiğin toplumsal alana hızla girmesiyle, bireylerin haklarına hükümetlerin dokunmasının tehlikelerini içeren ‘’enformatik ve özgürlük’’ tartışmaları vardı. Bunlar 2000’li yıllarda tamamen unutuldu. Bilgisayar ortamlarında yayılan, facebook, you tube veya google ile pervasızca yaygınlaştırılan haberler ve imajlar, bir özgürlüğü ortaya koymak bir yana özgürlüklerin ve hakların hiçe sayıldığının örneklerini vermektedir bizlere.

Bildiğim kadarıyla, Hüseyin’in 1980’li yıllarda çok sevdiği bir filozof olan Michel Foucault bir zamanlar kendi hayatıyla ilgili olarak ‘’ hayatımın hiç bir ilginç tarafı yoktur’’ diye söylemişti. Bundan çok yıllar önce bir yerlerde yazılı olarak gördüğüm, sonra da Michel Foucault, İktidar ve Direnme Odakları adlı kitabıma koyduğum için hatırladığım ve ancak oradan alıntılayabildiğim Foucault’nun lafının çevirisini tam olarak yazıyorum : ‘’ Eğer biri hayatımın bazı bölümlerini bilmeden benim çalışmamın anlaşılamayacağını söylerse, soruyu önemli sayabilirim; eğer bu doğrulanırsa sorulara cevap vermeye hazır olurum (kahkaha) . Özel hayatım ilginç hiç bir şey taşımamaktadır, benim hayatımın budan bir gizlilik çıkartmama değecek bir yönü yoktur,. Öyleyse bunu kamuya açıklamam da değersizdir.’’

Biraz daha sorumluluğa, kişlik haklarına saygıya davet etmek ve bunun ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sanatçı arkadaşlar kişlik hakları ve hayatın mahremiyeti ile ilgili olarak biraz daha çaba lütfen !!!