4/09/2008

Komplo Teorileri ve Biz / Hakan Altinay

Komplo Teorileri ve Biz
Hakan Altinay
Acik Toplum Enstitusu

Acik Toplum Enstitusu, egitimde firsat esitliginden namus cinayetlerinin onlenmesine; gorme ozurluler icin internet kutuphanesi tasarlanmasindan, zihinsel engellilerin topluma katilimina kadar cok sayida projeye destek saglamis bir kurum. Ancak, Acik Toplum Enstitusu’nun destekledigi projeler kadar, son derece sig komplo teorileri ile de gundeme gelmekte.

Acik Toplum Enstitusu, pek cok kisinin bildigi uzere, yatirimci George Soros’un kurdugu ve kaynaklarini sagladigi uluslararasi bir kurulus. George Soros, zengin, ancak, servetini cok luks bir yasam surdurmek yerine, “acik toplum” ideali icin harcayan siradisi biri. Bugune kadar vakiflarina, 6 milyar dolar civari bir para aktardi; servetinin kalanini da vakiflarina kullandirmaya kararli. Soros, alisik oldugumuz zenginlerden farkli, siradisi biri oldugu icin etrafinda soru isaretlerinin olusmasi bir noktaya kadar anlasilabilir birsey. Ancak temelsiz komplo teorilerinin bugun geldigi nokta, en genis hayalgucu sinirlarini bile zorlamakta.

George Soros ve Acik Toplum Enstitusu hakkindaki komplo teorileri dort temel iddia cevresinde bicimlenmekte.

Birincisi, Soros’un Amerikali oldugu icin, Amerikan cikarlari ve Amerikan devleti icin calisiyor oldugu iddiasi. Soros, Irak savasinin Amerika’da hala populer oldugu Eylul 2004’de, Amerikan gazetelerine ikiser sayfalik ilanlar vererek, ABD Baskani Bush’un yalanlara basvurarak Amerika’yi Irak savasina soktugunu ve bunun cok buyuk bir hata oldugunu ilan etmisti. Yine yakin donemde, eger birisi George Bush’un ikinci kere baskan secilmeyecegini garanti edebilirse, butun servetini vermeye hazir oldugunu da aciklamisti. Soros’un Amerikan devleti icin calisiyor oldugu iddiasini one surenler, bu bariz celiskiye hic deginmemekte.

İkinci iddia olan Soros’un Musevi oldugu icin siyonist oldugu, İsrail’in cikarlari icin calistigi ve Muslumanlarin aleyhinde faaliyetler yurutmekte oldugu gorusleri de gerceklerle taban tabana celismekte. Bu iddialara konu olan Soros’un 1990’larda en cok ugrastigi konu, Bosna’daki Muslumanlara yapilan zulmun durdurulmasi idi. Saraybosna’ya su, elektirik saglanmasi gibi projelere milyonlarca dolar aktardi. Cecenistan’in tum dunya tarafindan unutuldugu bir donemde, 2006 Subat’inda, Cecenlerin ciddi bir vahsetle karsi karsiya oldugunu soyleyip, dunyanin buna seyirci kalmasinin utanc verici oldugunu yazdi. 11 Eylul’den hemen sonra, 11 Eylul’un faturasinin Amerika’da yasayan Musluman gocmenlere cikabilecegi endisesiyle, bu gocmenlerin haklarini savunan kuruluslara 3 milyon dolarlik acil yardim yapildi. Acik Toplum Enstitusu, ayni zamanda, İsrail’deki Filistinlilerin haklarini savunan kuruluslari da desteklemekte. Soros 2007 Mart’inda da Bati’nin Hamas ile konusmayi reddetmesinin bir hata oldugunu, Amerika’daki İsrail lobisinin Amerika’nin Ortadogu politikasinda rasyonel bir tartismaya izin vermeyecek kadar guclu ve baskici oldugunu soyledi. Komplo teorilerini uretenler bu gercekleri aciklamayi denemiyorlar bile.

Ucuncu iddia ise, parasini finans piyasalarinda kazandigi icin, Soros ve Acik Toplum Enstitusu’nun uluslararasi kapitalizm icin calistigi gorusu. Soros’un kitaplarina yakindan bakildiginda, piyasa ekonomisinin refah yaratmak konusunda basarili oldugu ama ayni piyasa ekonomisinin yarattigi esitsizliklerin kabul edilmez oldugu tespitinin sikca tekrarlandigi kolayca gorulecektir. Soros ayni zamanda, “piyasa koktencisi” olarak adlandirdigi piyasalarin her derde deva oldugunu iddia edenleri agir bir dille elestirir ve “eger iyi denetlenmezse, kapitalizm kendisini ve dunyayi yok eder” iddiasini ortaya atar. Bu nedenle de Soros, Wall Street Journal tarafinda “fazla radikal bir solcu” oldugu icin elestirilir. Soros, Enron skandali sonrasinda yaptigi aciklamalarda, cozumun sadece muhasebe standartlarinin iyilestirilmesi olmadigi, sorunun, her pahasina kar gudusunun gordugu genel kabul oldugu, kapitalizm ahlak anlayisinin bastan duzenlenmesi gerektigi goruslerine yer vermistir.

Komplo teorileri, benzer sekile, Acik Toplum Enstitusu Turkiye Temsilciligi’nin vatandaslik geliri, herkes icin saglik hizmeti gibi en ileri sosyal talepleri dile getiren Sosyal Politika Forumu’nun kurulmasina destek vermesini ve emek piyasasinda en kotu durumda olan ozel sektor maden iscilerinin durumlarinin belgelenmesi icin Dev. Maden Sen’e destek vermesini de aciklamaya calismamakta.

Acik Toplum Enstitusu hakinda sikca dile getirilen bir diger iddia da, Danisma Kurulu uyelerinin ve desteklenen kurumlarin, bir sekilde, George Soros’tan ya da yurtdisindan emir aldiklari imasi. Cesitli donemlerde Acik Toplum Enstitusu’nun Danisma Kurulu’nda yer almis bulunan 26 kisi, TAMAMEN GONULLU olarak gorev yapmis, bugune kez koruduklari cizgi ile kendi vicdanlari disinda kimseyi dinlemeyeceklerini pek cok kez kanitlamis bu ulkenin guzide insanlaridir. Desteklenen kuruluslara gelince, elbette calisma tarzi itibariyle bu bu kuruluslara proje cercevesinde ve belirli oranlarda mali destek saglanmakta, ancak ortaya cikan projelerin, cok ciddi bir gonulluluk olmadan hayata gecmesi soz konusu olamazdi.

Ornek vermek gerekirse, Turk kamuoyunun yakindan tanidigi, “akil adamlar” olarak da bilinen Avrupa’da cumhurbaskanligi, basbakanlik, bakanlik yapmis isimlerden olusan Bagimsiz Turkiye Komisyonu, 2004’te Turkiye’nin AB uyeligi konusunda cok onemli bir rapor yazdi. Acik Toplum Enstitusu, bu projeye 100 bin dolar’a yakin butce ayirdi. Ancak Komisyon uyeleri, aylar suren calismalari karsiliginda, bu proje icin hic para almadilar. Bu fon, hazirlanan raporun alti dilde 30 bin nusha basilmasi, raporun 9 Avrupa baskentinde sunulmasi icin kullanildi. Avrupa’yi Turkiye konusunda aydinlatmak, Turkiye’ye verilen sozlerin tutulmasinin onemini ve Turkiye’nin AB uyeliginin yararlarini anlatmak icin gonullu olarak emek ve zaman harcayan Finlandiya eski Cumhurbaskani Martti Ahtisaari, Hollanda Disisleri eski Bakani Hans van den Broek gibi isimlerin parayla satin alinabileceginin ima edilmesi bile cok aci ve ayiptir.

Ayni sekilde, 2003’ten beri destekledigimiz, ”Ebru” da tamamen gonulluluk esasina dayali olarak hayata gecmis bir proje. Turkiye’nin kendi kulturel cesitliligini endiseden uzak ve samimi bir sekilde kucaklanmasi amaciyla projeye 7 yilini veren, 250.000 km yol yapan, 20.000 kare fotograf ceken Attila Durak ya da projenin kitabina olaganustu yazilar yazan insanlar, emeklerinin karsiliginda tek kurus para almadilar. Bu degerli insanlara ve projelere, bu tur kor suphecilikle yaklasan kisilerin kendilerine “Turkiye’ye hizmet mi ediyoruz, yoksa daha guzel bir Turkiye icin gonullu olarak calisan insanlarin hevesini mi kiriyoruz?” sorusunu sormasi gerekmektedir.

Amerika’nin Irak’i isgali ve Avrupa Birligi’nin Turkiye’ye karsi tavrinin son donemde Turkiye’de komplo teorilerine uygun bir ortam yarattigi asikar. Bu ortamin hakli olarak guclendirdigi, uluslararasi politikaya aslen orman kanunlarinin egemen oldugu gorusu de, yabancilara karsi suphenin fazla sorgulanmadan kabul edilen bir kani olmasina neden olmakta. Dunyanin adil olmadigi ve son yillarda etrafimizda bu adaletsizliklerin cokca yasandigi tartisma goturmez. Bu durum karsisinda, bilgi yoksunu bir yabanci dusmanliginda, hayal gucuyle renklendirilmis komplo teorilerinde ve hayali, her seye kadir yerli Rambolarda teselli aranabilir. Ya da hakli itirazlarimiz daha yapici ve sonuc alici sekilde ortaya koyulabilir.

Acik Toplum Enstitusu zor olan ikinci yolu takip etmekte. Orneklerle aciklamak gerekirse: 2006 Temmuz’unda Almanya’nin en cok okunan web sitesinde, Avrupa Birligi’nin, ikisi de insanliga karsi suclar islenmis cografyalar olan Kosova ve Kibris’ta ezilen gruplara karsi uygulamalarini karsilastiran ve Kosovalilar desteklenirken, Kibris Turkleri’nin yalniz birakilmasini elestiren bir yazi yayinlandi; 2006 Aralik’inda Avrupa Birligi’nin Ocalan, Kopenhag Kriterleri ve muzakere cercevesi konularinda yaptigi ayrimci uygulamalar konusunda cok onemli bir rapor cikti; 2007 Eylul’unde yedi Avrupali dusunur Financial Times’a mektup yazarak, Sarkozy’nin Turkiye konusundaki 20 yildir tescillenmis kararlari tartismaya acmasinin Avrupa’nin guvenilirligini dinamitledigini tespit ettiler; 2007 Aralik’inda 12 ukeden 20 saygin kisi Avrupa’da Turkiye karsiti onyargilarin yayginligindan derin endise duyduklarini ilan ettiler ve Avrupali aydinlari bu duruma daha enerjik bir sekilde egilmeye davet ettiler. Butun bunlarin altina Acik Toplum Enstitusu olarak bizim girisimimiz ile bir araya gelen Avrupali dostlarimiz imza attilar. Bu mudahaleleri Avrupa’dan en cok sikayetci olan ve komplo teorilerini en cok seven kisiler degil, Turkiye’nin AB’ye girmesini isteyen, ama dunyadaki adalesizlikleri ve AB’nin ayrimci uygulamalari da hos gormeye hic niyeti olmayan bizler yaptik. Dolayisiyla evet dunya adaletsiz; buna karsilik Acik Toplum Enstitusu, dunyaya kusup, icine kapanmak yerine adaletsizliklere karsi etkili cevaplar gelistirme yolunu tercih ediyor.