11/10/2008

hem ağlarım hem giderim

Bugünün Türkiyesi/Gündelik [Sansür] Kültürü Görünümleri - 1
[Türkei im Augenblick. Aspekte der Alltagskultur]


8 Kasım Radikal gazetesinde geçen haftanının sansürüne ilave var. Bu kez İsviçre'den değil Avusturya'dan haber.

Türkei im Augenblick. Aspekte der Alltagskultur bünyesinde yer alan bir sergi. Avusturya'da. Yani, bundan daha iki ay önce Özgürlükçüler Partisiyle Avusturya'nın Geleceği İttifakı partisinin oyların %29'unu aldıklari ve Gülsen Bal'ın düzenlediği "I Myself am War!" sergisine katılan Erinç Seymen'e Istanbul konsolosluklarında vize vermek yerine hakaret yağdıran ülkede.


I Myself am War ile Türkei im Augenblick. Aspekte der Alltagskultur arasındaki asimetriye de dikkat. Bir yanda bir küratör bu zamana dair aciliyet taşıyan bir sergi yapıyor öte yanda iki taşeron bir sergi derliyor. Sergiye Selim Birsel, Nermin Er, İnci Eviner, Extramücadele, Murat Morova, Ceren Oykut, Murat Şahinler ve Nalan Yırtmaç katılmış. Aralarında işlerinin muhteviyatından ve yapısından ötürü toksik madde gibi değerlendirilen, geçmişte de sansürle uğramış, işlerinden dolayı sergi bile kapattırılmış sanatçılar var.

Sonuçta Extramücadele'ın bir işi fazla zararlı kaçıyor. O da o işi bir başka işle değiştiriyor. Sonra, sessiz kalmayıp, kapalı kapılar arkasındaki detantı bozup, konuyu havalandırmaya karar veriyor.

Konuyla ilgili söylenenler ibretle yeniden ve yeniden okunmalı:
"Küratörler sanatçı seçimlerinde tabii ki temaya dikkat ettiler, politik bir şey olmamasına da özen gösterdiler. Bizim de gerektiği yerde görüşümüzü aldılar... Bu sergi Türkiye’nin para ödeyip yaptığı bir sergi ve onun için biz politik şeylerin olmaması konusunda hassasiyet gösterdik, evet. Küratörler de buna dikkat ettiler."
İstem Cırcıroğlu (Viyana Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı)

Taşeronlar ne demiş?
"Tabii ki bu sergi küratöryel bir seçki... bu Dışişleri Bakanlığı ve buradaki Kültür Bakanlığı’nın ortak çalışması olduğu için diplomatik dengeleri gözardı etmeden bir seçki yaptık... Biz her iki tarafla da görüşe görüşe ilerledik, onlar bizi görevlendirdiler ve biz onlarla ortaklaşa yaptık bu işi, ama sonuçta Dışişleri Bakanlığı bize hiç karışmadı..."
Deniz Ova

"Tabii ki bir sanat galerisi için hazırladığınız özel bir sergiyle bu yaptığımız gibi resmi bir sergiye eser seçmek arasında birfark var. Eğer resmi bir sergi yapıyorsanız, tercihleriniz daha hassas ve diplomatik olmalı. Bana göre Extramücadele’nin Barışormanı adlı çalışması Türk hükümetiyle işbirliği yapmak açısından uygun değil..."
Daniela Gregori

Arife tarife ne hacet.

Zamanlar değişti. Söz konusu, benim “yes generation” [her fırsata atlayan sanatçı kuşağı] dediğim şey geçerli: Festival refleksi bir çok sanatçıyı teslim almış durumda. Eskiden, önlerinde hiç fırsat yokken karşılarına gelen yegane fırsata "Hayır!" diyebilen anlayışın yerini fırsatlar silsilesi içinde herşeye "Evet!" diyen anlayış aldı.

Derdim Extramücadele'nin derdi ama onun derdiyle de sınırlı değil. Sanatçıların, özü yukarıdaki alıntılarda tarif edilen “resmi” bir projeye çeşni olmalarını havsalam almıyor. Bu ne meşru bir uluslararası sergi, ne bir bienal ne de bir başka proje. Bunun nemene bir durum olduğu aşikar.

Yıllardır AB sürecinin tetiklediği araçsallaştırıcı kent ve ulus sergilerine karşı durduk, aramızda tartıştık, kılı kırk yardık, kavgalar ettik, birbirimize küskün kaldık, sergi bile sabote ettiğimiz oldu. Devlete ve iktidara en küçük bir gönül borcumuz mu var? Yıllardır, kendi koşullarımda hakkım olduğu halde almadığım desteği bugün "resmi" koşullar çerçevesinde nasıl kabul edebilirim diye sormak yanlış mı? Sicili pak, cesur sanatçı Extramücadelenin bile aklı tutulmuş besbelli.

Türkiye güncel sanat ortamı etik bir omurgadan yoksun, olabilir, sanat ve etik uyumlu yatak arkadaşları olmayabilir. Asıl beni üzen küstah ve mağrur duruşun kaybedilmesi.


Sınır ötesine, artık sadece ve sadece ondokuzuncu yüzyıl sonunda Türk reformistlerinin derleyip toparladığı ve özenle koruduğu patrimonyayı sunamayacağını biliyor. Onun yerine, özellikle İKSV taşeronluğunda, şimdi now ile başlayarak, ayıklanmış güncel kültür servisi yapılmakta. Bu ülkeden kırk yıl kahır çekmiş sanatçılar da sınır ötesine servis edilirken [onların da hiç şikayeti yok bundan], özel müzelerimize sınır ötesinden ölü sanatçılar servis edilmekte.

Arkası yarın.