9/26/2011

Kirli Çıkı






Babam bir ara şiir yazardı, kimi kaldı, kimi kayboldu. Amerika'dayken aşağıdakileri yazmış. Hasretle, sevgiyle --bunlar onun sözleri-- daktiloya çekip yollardı. Ben de şiir yazardım ama liseden sonra pek beceremedim ve yaymaya çalışmadığım da iyi olmuş. Şiir çevirmeye de bir dönem daha devam ettim, ondan da bir tane iliştirdim. Garanti Han'ın tepesine yığdığım 3-5 koliyi oradan oraya savururken yoluma çıktılar. Bir şeylerden kurtulmanın bir yolu ortaya sermek. Babamı özlüyorum.




KIRKLI YILLAR

Malta taşından bir merdiven loş
Kırklı yıllari sürekli anımsarım
Ortancalar, madam Suna
Küpe kadife salkım
Bu benim çocukluğum yarım kalmış

Taşrada uzun bakışlı babam
Savaş bitti üzerimde aynı giysiler
Yaşamanın duyduğum bilmediğim günleri 
Çok şey gizdir (öyle belletmişler)
Beni yalnızken koruyan aklım

Annem karanfil çiğnerdi gözlerine bakardım
Nİce ince acıların düğümü
Günlerin doğasını çizdiğim
Bugün her gün
İçinden geçtiğim çocukluğum

Ümit Ü. Kortun
1986-87


TUTSAK

Göremiyorum devineni o kadar büyükki
Küçücük bir dev gibiyim içinde
Tutsağım ödünç verilmiş gizlere
Tutsağın gücünü kim bilirki

Bölünüp doğuyormuyuz yeniden
Toprak ışık su rüzgar ve bilinç gibi
Öğretilen doğrular yanlış belki
Ne yitirdik sözcükleri üretirken.

1987, Ümit Kortun


ESKİ ŞEHİR

Solgun korkuyor soluk almaya
insanlar, kocamış çınarlar, kirli
egzost zıfos ve korku
ruhunu işgal ediyor
her canlı yitirdikçe belleğini
ölerek alışıyor yaşama

moğollar toprağa el koydu
eski şehire çekildim
kuyu taşları, tangolar, çakal eriği
deniz bakışlı sokaklar
rüzgarı çocukları serçe evleri
oğlum gibi büyüdü içimde

Ümit Kortun, 1988



İYİ DÜŞ
Coşkulandık.
çünkü geldik bir araya
koca yatak üstünde, katıla katıla
döne döne

Bu coşku erotik değildi 
dar bir anlamda
dar değildi hiç bir anlamda
yani

bütün çitleri ve sınırları tarihin
kafaya çakılı tasalar
yanlış yer yanlış an
kayboldu gitti.
Coşkusuydu

İki ırmağın
denizin derinlerinde
kavuşvermesinin.

Denis Levertov. Footprints. N.Y.C. 1970
(çev. VK, 1983)